Türk edebiyatında ilk incel erkek denemesi olan Bir Kadın Düşmanı’nı okumaktan, ne yalan söyleyeyim, pek keyif almadım. 🙂

Kitap, bir yaz dizisi gibi başlıyor. Şehirli, eğitimli ve güzel Sara, dayısının kızının düğünü için bir kasabaya gidiyor. Orada kadın düşmanı incel Ziya ile tanışıyor. Ziya, abuk sabuk konuşarak Sara’nın sinirini bozuyor. Sara da durur mu? “Madem sen beni sırf kadın olduğum için hor görüyorsun, ben de seni kendime aşık edeyim de bak bakalım ne yapacaksın,” diyerek kolları sıvıyor. Nitekim Sara başarılı oluyor fakat bu oyunun sonu, hayal ettiği gibi bitmiyor.

1927 yılı için oldukça yenilikçi bir fikir, muhakkak. Fakat bu konular hakkında çok yazılıp çizildiği için bana biraz sıkıcı geldi metin. Mektuplar üzerinden ilerlemesi hoş bir tercih olmuş, diyebilirim. Fakat karakterleri sevmedim ve fazlasıyla karikatürize edilmiş olduklarını düşünüyorum. Tabii Reşat Nuri eseri olduğu için sabredip, sonuna kadar bitirdim. Bu da üstadıma saygı duruşum olsun.

Şununla bitsin;

Siz yalnızlığın hakiki manasını bilmiyorsunuz… İnsan yalnızlığı hariçte değil kendi içinde aramalı.

Yorum bırakın

Hoş geldiniz!

Ben Tuğçe Palta. Bu sitede hedefim evimdeki fiziksel kütüphanemde bulunan tüm kitapların inceleme yazısını hazırlayabilmek. Kütüphanemi hızla buraya aktardığımı söyleyebilirim. Aslında kendi okurluk tarihimin dökümü olsun diye başladım bu işe, ama sonra herkesin erişebileceği hale getirmenin faydalı olacağına karar verdim. Geldiğiniz ve hevesimi, heyecanımı paylaştığınız için teşekkürler!

Bağlantıda kalalım