Bir Kadın- Annie Ernaux

Allahım, resmen altüst oldum. Bu kitabı seveceğimi biliyordum ama yine de böyle çarpılmayı beklemiyordum. Bir Kadın, kalbimin tam ortasına oturdu.

Bir Kadın, Annie Ernaux’nun annesinin ardından yazdığı bir veda metni. Fakat eserin yalnızca bir yas anlatısı olduğunu düşünmenizi istemem. Sanki annesinin karnından yeniden doğarken, aynı anda annesini yeniden dünyaya getirdiği bir metin.

Yaklaşık 90 sayfalık bu kısa kitapta Ernaux, annesinin hayatını doğumundan itibaren katman katman anlatıyor bize. Çocukluğunu, henüz on iki yaşındayken çalışmak zorunda kalışını, gençlik yıllarını, evliliğini, kendi bakkalını işletme hayalini, savaş dönemini, anneliğini ve Alzheimer hastalığıyla geçen son yıllarını… Bu kadar kısa bir metnin içine böylesine büyük bir hayatın sığabilmesi gerçekten şaşırtıcı. Ernaux annesinin yoksulluktan çıkıp kendi hayatını kurma çabasını, sınıf atlama arzusunu ve hayatta bir şey olabilme mücadelesini de görünür kılıyor. Bu yönüyle kitap son derece insani ve ilham verici bir hikâye anlatıyor.

Anne-kız ilişkisinin o karmaşık doğası edebiyatın en sevdiği alanlardan biri. İnsan çözemediği şeyleri yazıya döküyor, anlam veremediklerini edebiyat aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Ernaux da burada annesiyle olan ilişkisini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Çünkü bu ilişki aynı anda hem sevgi dolu hem kırıcı, hem yakın, hem boğucu olabiliyor. Tıpkı çoğu aile ilişkisinde olduğu gibi.

En sevdiğim yanı ise Ernaux’nun okura hoş görünmeye çalışmaması. Annesine duyduğu öfkeyi, kırgınlığı, hatta yer yer acımasızlaşan duygularını saklamıyor. Bunları açıklamaya ya da meşrulaştırmaya çalışmadan olduğu gibi bırakıyor önümüze.

Kitap aynı zamanda 20. yüzyıl Fransa’sına dair güçlü bir portre de çiziyor. Ama kartpostallardaki romantik, gösterişli Fransa değil bu; Annie Ernaux’nun annesi gibi gerçek insanların yaşadığı, çalıştığı, yorulduğu gerçek Fransa. Toplumsal dönüşümler, sınıf farkları, kadınlık deneyimi ve değişen değerler, annesinin hayatı üzerinden sessizce akıyor metnin içinden.

Kısacası Bir Kadın, hacmi küçük ama etkisi çok büyük bir kitap. Annie Ernaux annesini anlatırken aslında kadınlığı, aileyi, sevgiyi ve kırgınlığı anlatıyor bize. Kitabı bu kadar güçlü yapan şey; hiçbir şeyi yüceltmeden, hiçbir şeyi saklamadan, insanı olduğu haliyle gösterebilmesi.

Yorum bırakın

Hoş geldiniz!

Ben Tuğçe Palta. Bu sitede hedefim evimdeki fiziksel kütüphanemde bulunan tüm kitapların inceleme yazısını hazırlayabilmek. Kütüphanemi hızla buraya aktardığımı söyleyebilirim. Aslında kendi okurluk tarihimin dökümü olsun diye başladım bu işe, ama sonra herkesin erişebileceği hale getirmenin faydalı olacağına karar verdim. Geldiğiniz ve hevesimi, heyecanımı paylaştığınız için teşekkürler!

Bağlantıda kalalım