Asıl planım, Charles Dickens’ın Bir Noel Şarkısı’nı en doğru zamanda, yani aralık ayında okumak ve incelemekti. Ancak hacmi oldukça kısa olduğu için beklemek yerine aradan çıkarmayı tercih ettim.
Eser, cimriliği ve huysuzluğuyla çevresinden tamamen kopmuş Ebenezer Scrooge’un, Noel arifesinde geçmişin, bugünün ve geleceğin hayaletleri tarafından ziyaret edilmesini konu alıyor. Bu doğaüstü yolculuk, Scrooge’u hayatıyla ve vicdanıyla da yüzleşmeye zorluyor.
Dickens’ın atmosfer kurmadaki ustalığı gerçekten etkileyici. Betimlemeleri canlı, dili ise akıcı ve yer yer şaşırtıcı ölçüde eğlenceli. Buna rağmen eser bende beklediğim edebi derinliği yaratmadı. Her ne kadar yetişkinler için kaleme alınmış bir novella olsa da, anlatının ahlaki mesajı fazlasıyla doğrudan veriliyor. Karakterler ve olay örgüsü, okuru düşünmeye sevk etmekten çok, doğru ile yanlışı açıkça gösteren bir fabl ya da çocuk öyküsü hissi uyandırıyor.
Dickens’ın amacı kuşkusuz dönemin toplumsal duyarsızlığını ve bencilliğini eleştirmekti. Ancak bunu öylesine yalın ve didaktik bir dille yapıyor ki, metin sembolik katmanlar ya da farklı yorumlara açık bir yapı kurmak yerine tek bir ahlaki sonuca yöneliyor. Bu nedenle, kitabın edebiyat tarihindeki önemini teslim etmekle birlikte, üzerine uzun uzun konuşulabilecek ya da her okunuşta yeni anlamlar sunacak bir eser olmadığını da söylemek isterim.








Yorum bırakın